26 Kasım 2012 Pazartesi

ALKIŞŞŞŞ ve DİŞ BUĞDAYI..

  Minnak kızım üç gündür gayet güzel,gayet net bir şekilde alkış yapıyorsun.Müziği duyunca başlıyorsun alkış yapmaya,çok güzel tempo tutuyorsun,diş buğdayında da gitarı seçmiştin zaten bilmem ki...Umarım mutlu olacağın bir mesleğin olur.Ve her ne iş yaparsan yap yüzünü güldürecek güzel hobilerin. .
  Şu son günlerde çok daha hızlı öğrenir oldun.Göbüşünü,ayaklarını,ellerini de artık biliyorsun.Ağzımıza yemek vermeye başladın.Daha doğrusu elinde bir şey varsa ve biz hamm demişsek uzatıveriyorsun ağzımıza.Bugün de çak-oley yapmayı öğrendin. Minik toplarla oynamayı,plates topunda zıplamayı ,kumandayı,cep telefonlarını,çalışır haldeki mouseları,kabloları,metal olan her şeyi ,çamaşır sepetindeki çamaşırları havaya atmayı tekrar alıp tekrar atmayı,oyuncaklarını yere atıp bize aldırmayı tekrar atmayı,şarkı söylemeyi,dans etmeyi,yemeklerine elini daldırmayı,simoş ablanı,umum  abini ,gitar,saz dinlemeyi,insanlara gülücük atmayı,sokaklarda gezmeyi ,yasak olan her şeyi yapmaya çalışmayı çook seviyorsun.Her bir şeyi beceriyorsun da şu emekleme işine gelince yok.Oyuncaklarını alırken düşüvermişsen yüzüstü bir müddet sonra başlıyorsun ağlamaya,bi gayret bi çaba yok. Belki koltuğa tutup yürürsün diyorum koltuğa yakın koyuyorum seni o da yok. Öyle güzel duruyorsun ki ayakta ama gerisi yok. Bu konuda ki tembelliğin kime çekmiş bilmiyorum
  Çok yaramaz oldun çoook...Geçenlerde altını değiştirdim ve ellerimi yıkamaya gidip geldim yaklaşık 3dk içinde pişik kremini açmış,içinden kremleri almış ellerine güzelce sıvamış ve yetmemiş ağzına gözüne sürmüş halde buldum seni.2dk daha geç kalsaydım sanırım bi güzel yiyecektin.
  Önceki gün öğretmenler günü sebebiyle düzenlenen etkinliğe seni de götürdük.İstiklal Marşı  ve saygı duruşundaki aaa,ooo,eee diye çıkardığın sesleri saymazsak çok akıllıydın.Seninle tiyatroya bile gidilir valla. Bir de insanlara laf atışına ne demeli. Seni sevgi, seni ilgi delisi sırf seninle ilgilensinler diye ne şebeklikler yapıyorsun;ama sonunda başarıyorsun. Yabancılamak diye bir kavram yok lügatında.
  Aaa bu arada her telden oldu ama ben diş buğdayını anlatmadım. Geçen hafta 12 kişilik bir ekiple birlikte dişlerini kutladık. Anneannenin direkfitleriyle diş buğdayımızı hazırladım. Çedeneleri kavurdum. Babanın binbir özenle seçtiği buğdayları akşamdan ıslatıp misafirlerimiz gelmeden yarım saat önceden düdüklüye koydum ve haşladım.İkisini karıştırdım işte bu kadaaar.Kolaymış.Sağlıklı,sıra sıra inci gibi dişlerin olsun inşallah. Aaa tabiiki diş kurabiyeleri yaptım. İnternetten istediğim diş kalıpları,şeker hamurları,diğer ekipmanla birlikte güzel ve beğenilen bir iş çıkardım. Başka neler mi vardı: İrmikli pasta,etimek pasta,üç renkli salata,makarna salatası,çikolatalı kesme,patatesli rulo börek,peynirli poğaça... Ama hiç fotoğraf çekmemişiz kalabalıktan,telaştan o ayrı mesele.Çok üzüldüm çok.
  Son bir not  Gam'i teyzoşun minnak Def'i 23 Kasım'da pofuduk yanakları,köfte dudaklarıyla merhaba dedi hayata.Allah güzel bir ömür nasip etsin inşallah.
  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder