22 Aralık 2012 Cumartesi

Bir mutlu buse kondu yanaklarıma.......

     Güzel kızım öpme olayını iyice kavradı,babayı öp,anneyi öp deyince kimi öpmesi gerekiyorsa yanağına bir busecik konduruveriyor amaaa canı isterse.Öpmeyi öğretmek ne kadar doğru bilemiyorum şu devirde açıkçası pek pekiştirmeyi düşünmüyorum kalsın böylece. Bir de öpme olayını hadi öp sana şunu vereyim,hadi öp onu alıcam şeklinde kullanmamak gerekiyormuş.Bu sevgiyi koşulla bağlamak oluyormuş.Dikkat etmek gerekiyor!!
   

14 Aralık 2012 Cuma

anne olmak demek 3....

Gecenin bir vakti,oyun oynamak isteyen minnaka eşlik etmekmiş...

9.ay...Aaııyyyyyyyyyyyyaaaaaaaaaaa.Ve Dün gece.

           Ne de güzel şarkı söylüyor ne de güzel eşlik ediyorsun minnak kuzum...
           Dün bize artık ben büyüdüm dedin kızım.Dedin yani.Uyumak bilmeyerek,oyun isteyerek ben büyüdüm dedin.Biz de akşam kalkmalarının kestane yemek için olduğunu düşünüyorduk oysa ki:) Yatağın kenarlarından tutup tutup biz uyuyormuyuz diye bakıyordun ya, aramıza aldığımızda emziğini babanın ağzına sokmaya çalışıyordun ya,benim burnumu,saçımı çekiştirip duruyordun ya,battaniyeyi yüzüne yüzüne çekip ce oynamak istiyordun ya,ellerini uzatıp uzatıp çaak yapmaya çalışıyordun ya öyle tatlıydın ki. Evet az uyuduk,senin en son nasıl uyuduğunu  göremedik ama gece kıkır kıkır gülmelerimizin karşılığı uykusuz kalmaksa olsun be kızım.Ama diyorum ki bugün erken uyusan,uyumak geliştirir be can kızım,büyütür bak valla hayır yani uyumak için demiyorum sen büyü diye diyorum gerçekten:))
           Bak aklıma gelmişken bi şey daha isteyeceğim senden;hani  şu kendin gibi minnak ne varsa özenle ağzına atıyorsun ya bıraksan şu huyu.Hayır ya babanın ya da benim yüreğimiz ağzımıza gelicek bi gün o olucak yani. Stiker bulmuşsun geçen akşam kerpeten parmaklarınla atıvermişin ağzına hayır yanındaydım da hemencik özenle öğrendiğim ilk yardım yöntemini uyguladım.(Ters çevir dizine kolunun üstünde yatır,elinle ağzını aç,sırtının ortasından süpürür vaziyette üç kez yukarı doğru vur.)Bi kaç kez kusarak çıkardın.Güzel kızım stiker dediğin şey yapışmak için yapılmıştır evet haklısın boğazda da olabilir neden olmasın ;ama içinde kimse görmez ki yapma bi daha böyle şeyler bak valla,tamam soğukkanlı bi annen olabilir ama bi yere kadar kuzucum ardından halim harap olmuş oluyor. Aklıma kötü kötü bişiler geliyor,mahvoluyorum. Seninle çoook güzel günlerimiz olucak inşallah daha. Güzel kızım seviyoruz seni....
           Not:9 aylık kontrol (10kilo ,71cm)

9 Aralık 2012 Pazar

ALOOO....

              Bugün öğrenme konumuz alo idi. Yani aslında öyle değildi de öyle oldu.Minnağın  oyuncak bir telefonu var,onu elime alıp bir iki kez alo efendim gibi bişiler konuştum.Sonra bıraktım minnağı,arkamı döndüm aa arkamdan aaooo gibi bir şey söylüyor döndüğümde ne göreyim eline telefonu almış ahize kulağında.Sevimli senii. Şimdi alo deyince elini kulağına götürüyor aooo diyor. Yarın ki öğrenme konumuz ne olsa acaba?:))

7 Aralık 2012 Cuma

ba-ba-ba...

   Taklit ustası minnak an itibariyle ba-ba diyor.Sabah başlayan ba-ba-ba söylenmeleri babasının ba-ba-ba tekrarlamalarını aynı tınıyla tekrarlayarak zirveye ulaştı.Ve  ba-ba dedi.Yazmışmıydım bilmiyorum ama çak,çak yapıyor,çok güzel alkış yapıyor,müzik çıkınca ritim tutuyor,merhaba yapıyor,artık saçlarımı da gösterebiliyor.Topu at deyince topu arıyor etrafında bulursa atıyor. Atma deyince elinde ne varsa inadına atıyor yere.Sanki az biraz öpmeyi de öğrendi gibi.Yakında tam öğrenir. İyi güzel her şeyi hemen öğreniyor da,emeklemeye gelince yok. Artık bu vakitten sonra da emeklemez sanırım yürür direk.

1 Aralık 2012 Cumartesi

anne olmak...

Hiç yapmaya gerek duymadığın yemekleri yapmaya başlamak demekmiş....

26 Kasım 2012 Pazartesi

ALKIŞŞŞŞ ve DİŞ BUĞDAYI..

  Minnak kızım üç gündür gayet güzel,gayet net bir şekilde alkış yapıyorsun.Müziği duyunca başlıyorsun alkış yapmaya,çok güzel tempo tutuyorsun,diş buğdayında da gitarı seçmiştin zaten bilmem ki...Umarım mutlu olacağın bir mesleğin olur.Ve her ne iş yaparsan yap yüzünü güldürecek güzel hobilerin. .
  Şu son günlerde çok daha hızlı öğrenir oldun.Göbüşünü,ayaklarını,ellerini de artık biliyorsun.Ağzımıza yemek vermeye başladın.Daha doğrusu elinde bir şey varsa ve biz hamm demişsek uzatıveriyorsun ağzımıza.Bugün de çak-oley yapmayı öğrendin. Minik toplarla oynamayı,plates topunda zıplamayı ,kumandayı,cep telefonlarını,çalışır haldeki mouseları,kabloları,metal olan her şeyi ,çamaşır sepetindeki çamaşırları havaya atmayı tekrar alıp tekrar atmayı,oyuncaklarını yere atıp bize aldırmayı tekrar atmayı,şarkı söylemeyi,dans etmeyi,yemeklerine elini daldırmayı,simoş ablanı,umum  abini ,gitar,saz dinlemeyi,insanlara gülücük atmayı,sokaklarda gezmeyi ,yasak olan her şeyi yapmaya çalışmayı çook seviyorsun.Her bir şeyi beceriyorsun da şu emekleme işine gelince yok.Oyuncaklarını alırken düşüvermişsen yüzüstü bir müddet sonra başlıyorsun ağlamaya,bi gayret bi çaba yok. Belki koltuğa tutup yürürsün diyorum koltuğa yakın koyuyorum seni o da yok. Öyle güzel duruyorsun ki ayakta ama gerisi yok. Bu konuda ki tembelliğin kime çekmiş bilmiyorum
  Çok yaramaz oldun çoook...Geçenlerde altını değiştirdim ve ellerimi yıkamaya gidip geldim yaklaşık 3dk içinde pişik kremini açmış,içinden kremleri almış ellerine güzelce sıvamış ve yetmemiş ağzına gözüne sürmüş halde buldum seni.2dk daha geç kalsaydım sanırım bi güzel yiyecektin.
  Önceki gün öğretmenler günü sebebiyle düzenlenen etkinliğe seni de götürdük.İstiklal Marşı  ve saygı duruşundaki aaa,ooo,eee diye çıkardığın sesleri saymazsak çok akıllıydın.Seninle tiyatroya bile gidilir valla. Bir de insanlara laf atışına ne demeli. Seni sevgi, seni ilgi delisi sırf seninle ilgilensinler diye ne şebeklikler yapıyorsun;ama sonunda başarıyorsun. Yabancılamak diye bir kavram yok lügatında.
  Aaa bu arada her telden oldu ama ben diş buğdayını anlatmadım. Geçen hafta 12 kişilik bir ekiple birlikte dişlerini kutladık. Anneannenin direkfitleriyle diş buğdayımızı hazırladım. Çedeneleri kavurdum. Babanın binbir özenle seçtiği buğdayları akşamdan ıslatıp misafirlerimiz gelmeden yarım saat önceden düdüklüye koydum ve haşladım.İkisini karıştırdım işte bu kadaaar.Kolaymış.Sağlıklı,sıra sıra inci gibi dişlerin olsun inşallah. Aaa tabiiki diş kurabiyeleri yaptım. İnternetten istediğim diş kalıpları,şeker hamurları,diğer ekipmanla birlikte güzel ve beğenilen bir iş çıkardım. Başka neler mi vardı: İrmikli pasta,etimek pasta,üç renkli salata,makarna salatası,çikolatalı kesme,patatesli rulo börek,peynirli poğaça... Ama hiç fotoğraf çekmemişiz kalabalıktan,telaştan o ayrı mesele.Çok üzüldüm çok.
  Son bir not  Gam'i teyzoşun minnak Def'i 23 Kasım'da pofuduk yanakları,köfte dudaklarıyla merhaba dedi hayata.Allah güzel bir ömür nasip etsin inşallah.